AB Konseyi Başkanı Antonio Costa, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, zirvenin başladığını bildirdi.
“Tek Avrupa, Tek Pazar” gündemiyle zirveye başlayacaklarını aktaran Costa, "Taahhütlerimizi somut adımlara dönüştürüyoruz. Hedeflerimiz doğrultusunda kararlılığımızı korumalı ve daha hızlı ilerlemeliyiz. Amacımız, Avrupalılar için daha fazla istihdam, daha güçlü işletmeler ve daha iyi bir yaşam sunmak." ifadelerini kullandı.
Avrupa Parlamentosu (AP) Başkanı Roberta Metsola ise zirve öncesi basına yaptığı açıklamada, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırılarını artırdığına işaret ederek, "Avrupa'nın halihazırda yapacağı en kötü şey, dikkatini başka bir yöne çevirmek olur." değerlendirmesinde bulundu.
Metsola, Rusya'ya yönelik yaptırımların artırılması ve genişletilmesi gerektiğini savundu.
Avrupa’daki tüm üye ülkeleri zorlayan enerji maliyetleri ve enerjiye erişim sorunu yaşandığının altını çizen Metsola, enerji piyasalarında istikrarın sağlanması için ilişkileri güçlendirmek ve işbirliğini artırmak gerektiğini söyledi.
İngiltere'nin tekrar AB'ye üye olma olasılığına ilişkin de konuşan Metsola, bunu büyük memnuniyetle karşılayacaklarına vurgu yaptı.
Lüksemburg Başbakanı Luc Frieden de Avrupa’nın Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırılarının ardından enerji kaynaklarını çeşitlendirmeye başladığını, ancak enerji güvenliğini güçlendirmek için bu yöndeki çabalarını sürdürmesi gerektiğini belirtti.
Frieden, “Hem coğrafi açıdan hem de kullandığımız enerji türleri bakımından çeşitlendirmeye gitmeliyiz. Bu nedenle yenilenebilir enerji üretimini hızlandırmamız gerekiyor. Benim ülkemin de aralarında bulunduğu birçok ülke bunu yapıyor.” belirterek, Avrupa’nın enerji tedarikinde coğrafi açıdan mümkün olan tüm seçenekleri değerlendirmesi gerektiğini ifade etti.
AB liderleri, zirvenin ilk oturumunda, 2026-2027 dönemini kapsayan “Tek Avrupa, Tek Pazar” gündemi ile ekonomi politikalarının hayata geçirilmesinde gelinen aşamayı değerlendirecek.
Enerji fiyatlarındaki yükselişin ele alınacağı bir sonraki oturumda, son dönemde petrol ve doğal gaz fiyatlarında yaşanan artışın vatandaşlar ve işletmeler üzerindeki etkilerini azaltmaya yönelik olası tedbirler masaya yatırılacak.
Zirvenin ilk gününün öğleden sonraki bölümünde, AB’nin 2028-2034 yıllarına ilişkin Çok Yıllı Mali Çerçevesi (MFF) üzerinde durulacak.
Liderler, akşam düzenlenecek çalışma yemeğinde ise AB’nin genişleme politikasını ve Birliğin gelecekteki üyeliklere hazırlanabilmesi için ihtiyaç duyulan reformları stratejik açıdan ele alacak.
Zirvenin ikinci günündeki görüşmeler, Ukrayna konulu oturumla başlayacak. Ardından Orta Doğu’daki gelişmelerin değerlendirileceği toplantıda Gazze ve Batı Şeria’nın yanı sıra Yemen, Lübnan, İran ve Suriye’deki son durum görüşülecek.
İkinci günün çalışma yemeğinde ise göç konusu liderlerin gündeminde olacak.

Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, AB Liderler Zirvesi'nde genişleme konusunu ele alacaklarını belirterek, "Burada en önemli nokta, genişleme süreci ikili meseleler üzerinden yürütülmemeli." dedi.
Kallas, Brüksel'de düzenlenen AB Liderler Zirvesi kapsamında basına açıklamalarda bulundu.
Avrupa'nın küçük bir kıta olduğunu anımsatan Kallas, AB'nin kıtadaki ülkelerle birlikte hareket ederek daha güçlü olması gerektiğini ifade etti.
Kaja Kallas, genişleme sürecinin zirve kapsamında ele alınacağını kaydederek, "Burada en önemli nokta, genişleme süreci ikili meseleler üzerinden yürütülmemeli." mesajını verdi.
Orta Doğu'daki gelişmelerin de zirvede görüşüleceğini aktaran Kallas, AB'nin bölgede bir güvenlik sağlayıcısı olabileceğini ve bu rolü üstlendiğini kaydetti.
Kallas, "Ancak Kızıldeniz'de gemilere refakat görevi yürüten Aspides Operasyonu'na daha fazla geminin tahsis edilmesine ihtiyacımız var. Üye ülkelerden talebimiz, Babülmendep Boğazı ve Kızıldeniz'den daha fazla gemiye refakat edebilmemiz için operasyona daha fazla gemi göndermeleri." dedi.
Husilerin saldırılarının ayrım gözetmediğini ve kesinlikle kabul edilemez olduğunu aktaran Kallas, Babülmendep Boğazı ve Kızıldeniz'in dünya ticareti açısından hayati öneme sahip bir güzergah olduğuna dikkati çekti.
AB'nin Rusya-Ukrayna Savaşı'na ilişkin tutumunun ABD'den farklı olduğuna işaret eden Kallas, "Rusya'nın savaşı finanse etmek için kullandığı kaynakların büyük bölümü petrol gelirlerinden geliyor. Ukrayna bu savaşın sona ermesini istiyor. Bu nedenle, savaşın finansmanını kesmek bunun sağlanmasının yollarından biri. Bizim yaklaşımımız, Ukrayna'yı teslim olmaya zorlamak yerine Rusya üzerindeki baskıyı artırmak." ifadesini kullandı.
Kaja Kallas, saldırganın savaşı durdurmaya zorlanması gerektiğini belirterek, kurbanın teslim olmaya zorlanmaması gerektiğini savundu.
Ukrayna üzerindeki baskıyı artırmanın doğru bir yaklaşım olmadığını kaydeden Kallas, AB'nin Rusya'ya yönelik 22. yaptırım paketi üzerinde çalıştığını bildirdi.
Kallas, "Rusya'ya, dondurulmuş varlıklar ve yaptırımların kaldırılması gibi istediği konularda kararın Avrupalılara ait olduğu mesajını açıkça vermeliyiz. Bunlar Rusya'ya bedelsiz sunulacak şeyler değil. Avrupa güçlü bir aktör ve bunu gerçekten göstermesi gerekiyor." mesajını verdi.

Slovenya Başbakanı Janez Jansa, Avrupa Birliği'nin (AB) 2028-2034 dönemi bütçesi konusunda yıl sonuna kadar uzlaşı ihtimalinin az olduğunu söyleyerek, "Uzlaşıya varılma ihtimali yüzde 35'ten fazla değil." dedi.
Jansa, Belçika'nın başkenti Brüksel'de düzenlenen AB Liderler Zirvesi öncesinde gazetecilere değerlendirmelerde bulundu.
Zirvedeki ana gündem maddelerinden birinin enerji fiyatları olacağını aktaran Jansa, Slovenya'nın fiyatlarda en azından istikrar sağlanması için hem Avrupa hem de ulusal düzeydeki tüm manevra alanının kullanılması gerektiğini savunduğunu, böylece kış boyunca insanların yaşam kalitesinin önemli ölçüde etkilenmeyeceğini ifade etti.
Çok Yıllı Mali Çerçeve müzakerelerine de işaret eden Jansa, "Bu kez bir uzlaşıya varılacağına dair hiçbir umut yok. Ülkelerin tutumları birbirinden çok farklı." diye konuştu.
Son gelişmeler nedeniyle zirvede Ukrayna'nın da güncel bir konu olacağını belirten Jansa, "Oradaki durum muhtemelen Rus işgalinin ilk haftalarından bu yana en kritik seviyede ve Avrupa, Ukrayna'ya destek konusunda büyük ölçüde yalnız kaldı. Ciddi bir tartışma bekliyorum." dedi.
Jansa, AB 2028-2034 dönemi bütçesi konusunda yıl sonuna kadar uzlaşı ihtimalinin az olduğunu ifade ederek, "Uzlaşıya varılma ihtimali yüzde 35'ten fazla değil." değerlendirmesinde bulundu.
Hırvatistan Başbakanı Andrej Plenkovic, Avrupa Birliği'nin (AB) 2028-2034 bütçesiyle ilgili müzakerelerin ülkesinin beklentilerini karşıladığını belirtti.
Hırvatistan Başbakanı Plenkovic, Belçika'nın başkenti Brüksel'de düzenlenen AB Liderler Zirvesi öncesinde gazetecilere değerlendirmelerde bulundu.
Plenkovic, AB'nin 2034'e kadarki bütçesine ilişkin yeni müzakere paketinin toplam hacminin daha küçük ancak Hırvatistan için elverişli olduğunu ve beklentilerini karşıladığını ifade etti.
Paketin toplam fon hacminin daha küçük olduğunu belirten Plenkovic, "Ancak Hırvatistan için önemli olan, paketin bizim için elverişli olması ve 2034'e kadar kullanılabilecek toplam fon miktarı bakımından beklentilerimiz dahilinde bulunması." dedi.
Plenkovic, mevcut duruma göre Hırvatistan'ın yaklaşık 7 milyar avro artıda olması gerektiğine dikkati çekerek, "Toplam döneme baktığımızda, önümüzdeki 7-8 yılın fonları için de mücadele ederek Hırvatistan'ı kesinlikle 30 milyar avronun üzerinde artıya taşıyacağız." diye konuştu.
Müzakerelerin seyrini AB'nin büyük üye ülkelerinden bazılarında yapılacak seçimlerin etkileyebileceğine dikkati çeken Plenkovic, Hırvatistan için yıl sonu takvimine uyulmasından çok nitelikli nihai anlaşmanın önemli olduğunu vurguladı.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
Ombudsman'a Ulaş
Bu haberde bir hata mı var? Her türlü talep, şikâyet ve görüş için okur temsilcimize ulaşabilirsiniz.





